
2023 yılı başından itibaren MAPEG (Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü), Denizli’de toplam 57 ayrı maden ruhsat sahasını satışa sundu. Bu ruhsatlar, çeşitli maden şirketlerine ihale yoluyla verildi. Yapılan ihalelerde 16 ayrı ruhsat sahasının satışı ise 19 farklı maden şirketine gerçekleştirildi.
Büyük Alanlar Satışa Çıkarıldı
Bu satışların toplam alanı ise 22.244 hektar olarak belirlendi. Bu alan, yaklaşık 31.154 futbol sahasına denk geliyor. Satışı yapılan ruhsatların toplam alanı ise 7.748 hektar olup, 10.852 futbol sahasına eşdeğer bir büyüklüğe sahip. İhalelere çıkan ruhsat sahaları arasında, 5 mega maden bulunuyor. Bu sahalar, her biri 1000 hektardan büyük olan alanları kapsıyor.
Dora Madencilik ve Sel Madencilik Öne Çıkıyor
Satılan ihaleler arasında Dora Madencilik, 1.959 hektarlık bir sahayla en büyük ruhsatı kazanan firma oldu. Onu Sel Madencilik takip ediyor ve 1.240 hektarlık bir sahayla ikinci sırada yer alıyor. Bu büyük alanlar, bölgedeki maden çıkarma faaliyetlerinin genişlemesi anlamına geliyor.
Dev şirketlere akıl almaz kolaylıklar sağlanırken bu büyük satış dalgası, Taşınmaz Komisyonu Kararları kapsamında gerçekleştirildi. Ancak, her biri ayrı bir çevre felaketi barındıran bu ruhsatların, yasal bir ihale sürecine tabi tutulmadan doğrudan satışa sunulması, birçok çevreci ve vatandaş tarafından tepkiyle karşılandı.
152 Mermer Ocağı, Çevreyi Yok Ediyor
Satılan ruhsatlar içinde, tam 152 adet mermer ocağı bulunuyor. Bu ocaklardan bazıları, bölgede çevresel denetimler ve halk sağlığı üzerinde büyük riskler oluşturuyor. Özellikle öne çıkan firmalar arasında:
-
Süreyya Çalışkan: 15 ruhsat,
-
Plato Mermer: 8 ruhsat,
-
MS Serdaroğlu: 6 ruhsat,
-
Akemar Maden: 5 ruhsat,
-
Power Partners: 4 ruhsat,
-
Olivintaş Refrakter Madencilik: 4 ruhsat.
Bu firmaların elinde, Denizli'nin doğal yapısını tehdit eden sayısız mermer ocağı bulunuyor. Mermer ocağı işletmeleri, yer altı su kaynaklarını kirletiyor, toprak yapısını bozuyor ve hava kirliliğine sebep oluyor. Ancak, çevreye duyarsız bu maden şirketlerine sağlanan kolaylıklar, halkın sağlığını hiçe sayıyor.
Diğer Maden Ruhsatları: Traverten, Kalker ve Altın Ocağı da Var
43 adet traverten ocağı, 17 adet kalker ocağı ve 14 adet linyit ocağı gibi madenler de satışa sunuldu. Krom ve manganez ocakları da büyük bir tehlike oluşturuyor. Dahası, Centerra Madencilik adlı şirkete ait 1 adet altın madeni kompleksi de satılmış durumda. Bu altın madeni, bölgedeki ekosistemi ve su kaynaklarını ciddi şekilde tehdit edebilir.
ÇED Süreci Başlatılmadan Yapılan Satışlar
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatılmadan bu madenlerin satışa sunulması, bölgenin ekolojik dengesini tehdit ederken, yerel halkın haklarını ihlal ediyor. İhaleli bir süreçten geçirilmeden yapılan bu satışlar, şirketlerin talebi üzerine ve baskı ile gerçekleşiyor. Her biri ekonomik çıkarlar uğruna yapılan bu hamleler, sosyal ve çevresel sorumlulukları göz ardı etmekte. Çevrecilik adına hiçbir önlem alınmıyor. Bu tür politikaların, Denizli’nin doğal mirasına kalıcı zararlar vereceği aşikâr.
Acıpayam ilçesinde satışı yapılan 1.958 hektarlık bu mega maden ruhsat sahası ormanlık alanları kaplıyor.

Acıpayam’daki diğer mega maden ruhsat sahası Muğla il sınırında. Dalaman çayı ruhsat sahasının 180 metre yakınından geçiyor. Sandalcık köyü ise ruhsat sahasına 1.800 m uzaklıkta.

Tavas ve Kale ilçeleri irili ufaklı maden ruhsat sahaları ile kaplanmış durumda!

Buldan ilçesinde, Manisa il sınırındaki bu maden ruhsat sahaları tarım ve ormanlık alanlardan oluşuyor. Kadıköy ve Kırandamı köyleri ruhsat sahası içinde kalıyor. Derbent deresi de ruhsat sahası içinden geçiyor.

Buldan ilçesinde, Aydın il sınırındaki diğer mega maden ruhsat sahası da geniş tarım arazilerini ve ormanlık alanları içine alıyor. Aktaş köyü ruhsat sahası içinde kalıyor. Süleymanlı köyü 730 m, Buldan gölü 2.150 m mesafede. Bu alanda feldispat madeni açılacak ve kırma-eleme tesisi kurulacak. İhaleyi ortaklaşa alan 3 şirketin projesi için ‘ÇED gerekli değil’ kararı verildi.

Çivril ilçesinde satılmayı bekleyen maden ruhsat sahaları

Çal ilçesindeki bu mega maden ruhsat sahası geniş ormanlık alanlar ve tarım alanlarıyla birlikte Baklançakırlar köyünü de içine alıyor.

Aşağıdaki 2 haritada kırmızı çizgilerle gösterilen ruhsat sahaları, MAPEG’in 279 no’lu Tesis Şartlı Denizli ve Afyon illerini kapsayan İhale ile satışa çıkarıldı. İhalede bu bölgede kömürün yıkanmasına(lavvar) yönelik tesis kurulması veya kurulu tesiste kapasite artışı yapılması şartı aranıyor. Çivril ilçesindeki 1.709 hektarlık ruhsat sahasının tamamı tarım alanları üzerinde ve sahanın içinden Büyük Menderes nehri geçiyor. Bekirli köyü sadece 10 m, Işıklı gölü ise 6.1 km uzaklıkta.

279 no’lu ihalede satışa çıkarılan diğer ruhsat sahası Çardak ilçesinde: 2.754 hektarlık bu devasa alan Gemiş’in hanelerini içine alıyor ve burası da geniş tarım alanları üzerinde. Ayvaz köyü 160 m, Gölcük köyü 200 m mesafede. Çardak Beylerli Gölü korunan (!) alanı 3.3 km uzaklıkta.

Bu satışlar, Denizli halkı ve çevreciler tarafından büyük bir tepkiyle karşılanıyor. Madenlerin denetimsiz bir şekilde satılması, doğal kaynakların ticari çıkarlar uğruna yok edilmesi anlamına geliyor. Halk sağlığı ve doğal denge üzerine ciddi tehditler oluşturan bu uygulamalar, büyük firmaların baskısı ve devletin duyarsızlığıyla şekilleniyor. Denizli’de maden ihaleleri ve deprem fay hatları: Denizli ilinin, kuzeydeki Çivril ve Bekilli ilçelerinin bir kısmı dışında tamamı 1.derece fay hattı üzerinde bulunuyor. Buralarda maden işletmesi kurulması, zenginleştirme tesisi, atıksu barajı inşa edilmesi ekokırıma davetiye çıkaıyor.
Sonuç: Çevresel Yıkımın Bedeli
Denizli'de çevresel yıkımın bedeli, doğal zenginliklerin ihalesiz satışlarla el değiştirmesiyle her geçen gün artıyor. Maden şirketlerinin talebine boyun eğerek, çevresel etkiler göz ardı ediliyor. Halkın sesinin duyulmadığı, çevreye duyarsız ve rant odaklı bir yönetim anlayışı, doğal yaşamı yok etmekte. Bu politikaların ne kadar kalıcı zararlara yol açtığını ancak yıllar sonra görülecek.

